esat's profileEAST....PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
EAST....bi kere girmekle olmaz devamlı güncelliyorum................. beni izlemeye devam edin..............................................;) June 03 Ateşten GömlekSagopa Kajmer - Ateşten Gömlek
Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır Bundan çıkar hır Patlamalar vuku bulur, dert kahır. Sırdan geçer dilim olsa hali der diken. Bilmez bilen râdaan olur ben ve diken. Ya söylersen kim anlar? Söylemezsen bağlar gamlardan ağlar.
Bu yıpranışla dağılır bütün.
Doymaz SaGo yakar tütün. İçindeyim oyunun büsbütün. Hayatıma musallat oldu şöhret,ün. Karıştı yarınım, bitti dün. Tedirgin bugün Topla, çıkar nedir sonuç? Her kıyasla bilime değer. Bıçağa ait keskin uç. Kimdir suçlu, kimde suç? Öylesine kibirli ki biber yakmadan bırakmaz rahat. Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant! Üzerime gelin bakın dinamit bağlı gövdeme. Yaklaşanı uçurum uçurtma misali pimden iplerle. Fesatlar kapıma vardılar ellerinde güllerle. İşlerine gelmediğinde saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle! Vurdular siyah güllelerle
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin! Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (Ve dahi) Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim Aklıma gelen başıma geldi. Başım yarıldı, aşım soğudu, yine iştahsızlık elinde oyuncak etti açlığımı. Artık kartopu oynamak istemiyorum ellerim dondu. Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu. Nerdesiniz güven abideleri (he) cesaret haylazları? Gösterin bana altmışikiden tavşan yapan hokkabazları.
Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları.
Demirden mızraplarla kırdım sazları. Deştim böğrümden kıyamadığım hazları. Verin bana yazları İlahi merhamet sarayı;
Ya Hannan! Sensin Rana, sensin Mana, sensin Rahman, sensin Canan!
Ruhum işgalden kurtulmaz, vatan infilak eder alev ateş volkan, hislerim kırık var. Püskürüyor üzerime lav! Kıvılcım korlar!
Elimdeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar. Ben bir sırra sahibim, hayat uykusuna yatmış. Ben çok dosta sahiptim, güvensizlik içine batmış. Şahit oldum birileri mutluluğu parayla kapmış!.. Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin! Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (Ve dahi) Bir benimdir bendim ve bir kendim ortadayım Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim ateşten gömlekler, topraktan çömlekler, ne maymundan geldin, ne de seni getirdi leylekler, sagoya kulak ver...!!! iki sıfır sıfır sekiz elveda eder veda eder... sagoya kulak ver...!!! May 17 çile...ÇİLE...
Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde... Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı Ateşten zehrini tattım bu okun, Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un, Kustum, öz ağzımdan kafatasımı Bir bardak su gibi çalkalandı dünya; Söndü istikamet, yıkıldı boşluk. Al sana hakikat, al sana rüya! İşte akıllılık, işte sarhoşluk! Ensemin örsünde bir demir balyoz, Kapandım yatağa son çare diye. Bir kanlı şafakta, bana çil horoz, Yepyeni bir dünya etti hediye Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Makâni bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen, hakikat olsan da çekil! Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam! Otursun yerine bende her şekil; Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam! Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın, Benliğim bir kazan ve aklım kepçe, Deliler köyünden bir menzil aşkın, Her fikir içimde bir çift kelepçe. Niçin küçülüyor eşya uzakta? Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl? Zamanın raksı ne bir yuvarlakta? Sonum varmış, onu ögrensem asıl? Bir fikir ki sıcak yarad kezzap, Bir fikir ki, beyin zarında sülük. Selam sana haşmetli azap; Yandıkça gelişen tılsımlı kütük. Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol! Ey yedinci gök, esrarını aç! Annemin duası, düş de perde ol! Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç! Uyku, katillerin bile çeşmesi; Yorgan, Allahsıza kadar sığınak. Teselli pınarı, sabır memesi; Size şerbet, bana kum dolu çanak. Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet, Sırrını ararken patlayan gülle? Yeşil asmalarda depreniş, şehvet; Karınca sarayı, kupkuru kelle... Akrep nokta nokta ruhumu sokmus, Mevsimden mevsime girdim böylece. Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş, Fikir çilesinden büyük işkence. Evet, her şey bende bir gizli düğüm; Ne ölüm terleri döktüm, nelerden! Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm, Yetişir çektiğim mesafelerden! Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz; Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık. Her gece rüyamı yazan sihirbaz, Tutuyor önümde bir mavi ışık. Büyücü, büyücü ne bana hıncın? Bu kükürtlü duman, nedir inimde? Camdan keskin, kıldan ince kılıcın, Bir zehir kıymak gibi, beynimde. Lugat, bir isim ver bana halimden; Herkesin bildiği dilden bir isim! Eski esvaplarım, tutun elimden; Aynalar söyleyin bana, ben kimim? Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa, Arzı boynuzunda taşıyan öküz? Belâ mimarının seçtiği arsa; Hayattan mühacir; eşyadan öksüz? Ben ki, toz kanatıi bir kelebeğim, Minicik gövdeme yüklü Kafdağı, Bir zerrecigim ki, Arş'a gebeyim, Dev sancılarımın budur kaynağı! Ne yalanlarda var, ne hakikatta, Gözümü yumdukça gördüğüm nakış. Boşuna gezmişim, yok tabiatta, İçimdeki kadar iniş ve çıkış. Gece bir hendeğe düşercesine, Birden kucağına düştüm gerçeğin. Sanki erdim çetin bilmecesine, Hem geçmis zamanın, hem geleceğin. Açıl susam, açıl! Açıldı kapı; Atlas sedirinde mavera dede. Yandı sırça saray, ilahi yapı, Binbir avizeyle uçsuz maddede. Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik; Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur. Içiçe mimari, içiçe benlik; Bildim seni ey Rab, bilinmez bilinmez meşhur! Nizam köpürüyor, med vakti deniz; Nizam köpürüyor, ta çenemde su. Suda bir gizli yol, pırılıtılı iz; Suda ezel fikri, ebed duygusu. Kaçır beni ahenk, al beni birlik; Artık barınamam gölge varlıkta. Ver cüceye, onun olsun şairlik, Şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta. Öteler öteler, gayemin malı; Mesafe ekinim, zaman madenim. Gökte saman yolu benim olmalı; Dipsizlik gölünde, inciler benim. Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök! Heybem hayat dolu, deste ve yumak. Sen, bütün dalların birleştiği kök; Biricik meselem, Sonsuza varmak... NECİP FAZIL KISAKÜREK (26 Mayıs 1904 - 25 Mayıs 1983) ustadın anısa; içinde kendimi bulduğum veya bulmak istediğim bir şiiri........ May 09 herşey sende gizli...HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin... CAN YÜCEL February 16 mor ve ötesi nin eurovision şarkısı DELİ ve sözleri__DELİ__
Aranıyor sahibi ruhumun tam yerine mi düştüm?
Direniyor faili tutkunun, kızmış ve küçülmüş Aranıyor sahibi ruhumun tam yerine mi düştüm? Direniyor, direniyor, direniyor... Beni büyütün, ağlatmayın Sevginiz nerde, övündüğünüz? Beni büyütün, aldatmayın Sahte düşlerle oyalamayın Bir yarım akıllı bir yarım deli Dört yanım akıllı bir yanım deli Herkes akıllı bir ben deli Bir ben deli __MOR VE ÖTESİ__
helal-i hoş olsun süper bi şarkı, eurovisionda şansı olmasada bi ümit belki bişiler yapar, sonuç ne olursa olsun bizim gönlümüzde her zaman birinci mor ve ötesi...... January 25 söz ver............İnanırdım duyduğu m her söze, bir zamanlar saflık vardı
Şimdi yerim yok aldanmaya, bir hayat sıradanı kalbim Bana bitmeyen bir tek şey söyle, söyle sonsuza inanayım Bana nasıl seveceğimi anlat, aşk karlı yokuş yorulmayalım Söz ver, durma öyle bana söz ver, bakışına kanmam artık , söz ver Çok zor soru değil bu, hadi çöz ver, birlikte ölecek miyiz ? İnanırdım duyduğum her söze, bir zamanlar saflık vardı Şimdi yerim yok aldanmaya, bir hayat sıradanı kalbim Hadi beni biraz heyecanlandır, yüzüm gülmüyor çoktandır Ben kaybetmekten çok korkarım, tüm alışkanlıklar çocukluktandır Geleceksin belki çok seveceksin Zamanı gelince gideceksin Bir keşkeye daha yer yok kalbimde Birlikte ölecek miyiz ? Söz ver, durma öyle bana söz ver, bakışına kanmam artık, söz ver Çok zor soru değil bu, hadi çöz ver, birlikte ölecek miyiz ? Söz-Müzik: Feridun Düzağaç olay budur.... bi şarkı ancak bu kadar güzel yazılır, bestelenir ve söylenir, helal olsun feridun abime beee........ October 25 cenk marşı.......CENK MARŞI
Ey sürüden arkaya kalmış yiğit Arkadaşın gitti haydi sen de git Bak ne diyor ceddi şehidin işit Haydi git evladım uğurlar ola Haydi git evladım açıktır yolun Zalimlere karşı bükülmez kolun Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun Uğurun açık olsun uğurlar ola. Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları Dinle şehit sesleridir rüzgarı Haydi git evladım uğurlar ola Haydi git evladım açıktır yolun Zalimlere karşı bükülmez kolun Bayrağı çek on safa geçmiş bulun Uğurun açık olsun uğurlar ola Haydi levent asker uğurlar ola Yerleri yırtan sel olup taşmalı
Dağ demeyip taş demeyip aşmalı Sende ki coşkunluğa el şaşmalı Kahraman askerim uğurlar ola Haydi git evladım açıktır yolun Zalimlere karşı bükülmez kolun Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun Haydi levent asker uğurlar ola Haydi git evladım uğurlar ola. Mehmet Akif Ersoy July 27 malcolm xbir taş at. duvara bir slogan yaz. July 11 sagoBu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi
Sözler bazen bir hazine, bazen dermansız bir dert tipi Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz, gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz Aklımın ipinin ucu da kaçmış, timsah katreleri boşalsın Bir iki damla hiç değersiz hüzün ve kaderin pençesinde bir dev, nam-ı değersiz Gece-gündüz ömürden yontar, dünya dönmez yaremsiz Bugün ömür yarım gün Serbest kalsın fikrim.senin tozlarını silemez tenimden ellerim Varlık ruhu terkeder, gözün gözümden ayrılınca, Bendeki aşk altın misali, ağırlığınca
Sensiz benlik yokluk demek, kalbim sana emekçi Aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi Başım sarkık, bir mahalsiz cümle yolumun önüne taş Dudaklarını kadehe nikah eden çakır keyif dertdaş Gören der ki; ''sel ağzına bina yapmak aptal işi'' Yel eserse kırmaz dişimi, kalp bir körse görmez birşey Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi Saatler seni alır benden korkarım olamaz gelişi Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir Afitap sönük bir mum, ayrılık hain bir zehir Melek yanında yüzünü saklar, felek yüzüme kaş çatar Bir tek bu hüznü sen boğarsın İpek tenin derime batsın... Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım Adınla uyanır kulaklarım Yüzünle açar göz kapaklarım En güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım Odamın hayaletisin, sessizliğine aşığım Derdime çare, baytarım yok Dengeme destek, tut ki durayım Şafak güneşin fermanı, geçer acı-tatlı sayılı zamanın Sancısı Ama Melek bir yandan, şeytan bir yandan Başım zindan yokluk var, bu kaçıncı şikayetim bilmem Kafamı duvara yasladım, omuzların yanımda yok Ahbaplar maymun iştah sahibi, benim içim senle tok Yok ki gücüm Belki devler ülkesinde bücürüm Sessizliğinle gelir hüznüm, yokluğunda gömülü ölüyüm Bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim Yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştkiyim İlelebet de dönmez olsan bil ki yalnız nöbettteyim Hatalarıma savaş açtım, hergün farklı kefendeyim Hayat günü defter yaprağı, hazan gelir dökülür Gelirken ne getirilir ki, giderken ne götürülür Dertle anlaş deva bul, üzüntü kalbi sömürür Yüzüne baktığım her an, cennetten bahçe görülür Gülüş neşem değil, gönül bucaklarımda harabeler Bu hilekar tavırla geçer fena saatler Seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değilller Aşk ilinde bir tarafta cüceler, diğer yanda devler _____________________________________________________________________________________________________ bu kadar sözü 4 dakka nasıl sölüyo hayret:) popçular 2 mısrayla idare ediyo:) |
mutlaka bişiler yazın........
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|